Babyjem.com.tr - Anne Kadar Yakın...

BABYJEM CLUB

ANNELER İÇİN FAYDALI BİLGİLER

ANNE SÜTÜ VE EMZİRME
Emzirmek, annenin bebeğine vereceği en güzel armağan, onun için yapabileceği en iyi şeydir. Bebek için en iyi beslenme, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma yoludur. Bebekleriniz için anne sütü taklit edilemez beslenme kaynağıdır.Yenidoğan bebeğinizi en az 2 saatte bir emzirin, uyuyorsa uyandırın. Gece ise, 4-5 saatten uzun uyumasına izin vermeyin, uyandırıp emzirin. Bebeğin sık sık emmesi anne sütünü arttıracak en önemli etkendir. Bebeğin belli bir süre değil, bir göğsü bitirene kadar emmesini sağlayın, sonra da öbür göğse geçin. Böylece, hem önce gelen sulu sütü, hem de sonra gelen yağlı sütü alacak, vücudunuz da süt yapımı için gereken uyarıları almış olacaktır. Bebeğinizi bezi kalacak şekilde soyup anneyle cilt teması sağlanırsa daha uzun ve etkili emmeleri sağlanabilmektedir. Emzirme dengesi kurulup bebek kilo almaya başlayana kadar (tercihen ilk 1 ay ) bebeğe biberon, emzik vermeyin. Böylece tüm emme faaliyetini memede gerçekleştirecek, süt yapımını uyarmış olacaktır.
 

EMZİREN ANNE NASIL BESLENMELİDİR?
Bebeğini emziren anne ne iki kişilik yemeli, ne de hızla kilo vermeye çalışıp diyet yapmalıdır. Emzirmek, annenin metabolizmasına günlük 500 kalorilik ekstra bir gereksinim yükleyecektir. Dengeli beslenen; sebze meyveyi, süt ve süt ürünlerini, proteinden zengin gıdaları ve tahıl grubunu yeterince tüketen bir anne hem kendisinin hem de bebeğinin ihtiyacını karşılayacaktır. Emziren annenin günlük beslenmesinde, en az 3 porsiyon süt veya süt ürünü, 5 porsiyon taze sebze meyve, 3-4 porsiyon et, tavuk, balık, yumurta, baklagiller bulunmalıdır.
 

BEBEĞİMİ NASIL YIKARIM ?
Öncelikle küvetinizin temiz olduğundan emin olun.Bebeğinizi yıkamak için hazırladığınız suyu termometre kullanarak yada dirseğinizi suya daldırarak kontrol edin.Küvetine ( özellikle ilk aylarda) banyo filesi takarak yada bir havlu koyarak bebeğinizi üzerine yatırın.Eğer file kullanmıyorsanız , küvete çok fazla su doldurmayın.Banyo suyunun sıcaklığı 36 C , oda sıcaklığı 22-24 C olmalıdır. Giysilerini , kurulama havlularını , şampuan , banyo köpüğünü , natural süngerini , bebe yağını vs. önceden hazırlayın.Yıkamak için natural veya doğal yumuşak sünger ve göz yakmayan bebekler için özel üretilmiş şampuan kullanın.Size yardım edecek birini yanınızda bulunması işinizi kolaylaştıracaktır.Üşümesini engellemek için önce vücudunu en son başını yıkayın.Önce bebeğin ön tarafını sabunlayın ve durulayın. Sonra sırt kısmını sabunlayın ve durulayın.En son başını şampuanlayın ve durulayın.Başını yıkarken , bebeğiniz yüzüstü olmalı kulaklarına su kaçmamasına dikkat edin.Ilık havlu ile bebeğinizi kurulayın , kuru olan ikinci havluya sarın.Banyo sonrası bebek yağı ile bebeğinize masaj yapmayı ihmal etmeyin.Bebe yağı bebeğinizin cildinin kaybettiği nemi geri kazanmasına yardımcı olacak , yaptığınız masaj bebeğinizi rahatlatıp sakinleştireceği gibi aranızda özel bir bağ oluşmasına katkıda bulunacaktır. Bebeğinizi istediğiniz sıklıkta yıkayabilirsiniz.Akşam yemeğinden önce yapılan banyo iyi bir uyku uyumasını sağlayacak ve sakinleştirecektir.Bebeğinizi mutlaka karnı açken yada beslenmeden enaz 1.5 saat sonra yıkayın.Tok karınla yıkadığınız bebeğiniz kusabilir.
 

BEBEĞİMİ NASIL GİYDİRMELİYİM?
Özellikle iç giyimde cildini tariş etmeyen %100 pamuklu kumaşları tercih edin.Bebeğinizi katkat fazla giydirmekten kaçının. Alttan çıtçıtlı tulumlar ve badyler altına değiştirirken size büyük kolaylık sağlayacaktır.Kazak ve sweat-shirtlerin yaka kısmının çıtçıtlı olması giydirip ve çıkartmakta size kolaylık sağlayacak ve bebeğinizin huzursuzlanmasını engelleyecektir.Bebeğinizi giydirirken öncelikle düz ve geniş bir yer tercih edin.Giysiyi bebeğinizin başından geçirirken giysinin baş kısmını esnetin ve bebeğinizin kulaklarına dikkat edin.Kollarını giydirirken ellerinizi giysinin kol kısmından içeri sokarak , bebeğinizin elini yakalayın ve kolunu bu şekilde geçirin.Giysileri çıkarırken kollarını ilk önce çıkarın.
 

PİŞİKTEN KORUNMA YÖNTEMİ
Pişik oluşmadan önce, doktorunuzun önereceği koruyucu kremlerle bebeğin cildinde bir tabaka oluşturarak tahrişi önleyebilirsiniz.Bebeğinizin altının kuru tutulması çok önemlidir. Islanan veya kirlenen bezi hemen değiştirin. Kullandığınız bez, ıslak mendil ve banyo ürünlerini bir sorun olmadıkça değiştirmeyin.Alkol içeren ıslak mendiller kullanmayın. Islak mendil kullanırken pişik olursa, bebeğin altını sadece suyla ve pamuk yardımıyla temizleyin.Arada bezini açıp bekleterek, bez bölgesinin havalanmasını sağlayın.
 

BEBEĞE EMZİK VERMEK DOĞRUMU ?
Bebekler, kuvvetli bir emme güdüsüne sahiptirler. Bu onların beslenmeleri ve böylece hayatta kalmaları için gereklidir. Bebeklerin tüm emme çabası açlıkla ilgili değildir, emmek bebeğin hoşuna giden, onu rahatlatan bir eylemdir. Bu nedenle, bebeklere açlık dışı emme güdüsünü yatıştırmak için emzik vermek zararlı değildir. Ancak ilk 1 ay anne-bebek arasında emzirme ilişkisinin kurulması için beklenmeli, bu süreçte emzik verilmeyip bebeğin sürekli memeyi emmesi sağlanmalıdır.
 

BEBEĞİN PARMAK EMMESİ
Bebeklerde parmak emme normal kabul edilir. Bebek, bu şekilde kendini güvende hissetmekte ve daha kolay uykuya dalmaktadır. Bebekler anne karnındayken bile parmak emebilirler.Çoğu bebek, 1 yaşından önce kendiliğinden bu alışkanlıktan vazgeçer. Bu şekilde, diş ve çene yapısında olumsuz bir etki görülmeyecektir. Ancak, 4-5 yaştan sonra da parmak emmeyi sürdüren bebeklerin diş ve çene yapısında olumsuz etkenlere yol açabileceğinden doktor ve diş hekiminin tavsiyesine gerek duyulabilir.
 

ANNE SÜTÜ NEKADAR SÜREYLE SAKLANIR
Özellikle çalışan anneler, sütlerini sağıp kendileri yokken de bebeklerini anne sütünden yoksun bırakmaz istemezler. Peki sağılmış anne sütü ne kadar süreyle saklanır. Bu, sütün hangi koşulda saklandığına bağlıdır. Anne sütü; 19-22 derecelik bir oda sıcaklığında 10 saate kadar, 25 derecelik oda sıcaklığında 4-6 saat, buzdolabında 8 güne kadar, buzlukta 3-4 ay, derin dondurucuda 6 ay güvenle saklanabilir
 

BEBEKLERİN DİŞ ÇIKARMASI
Genellikle ilk diş 4-7 ay arası gelir. Çoğu yakınmasını diş çıkarmasına bağlayabilirsiniz. Diş çıkarmakta olan bir bebek ağrıdan dolayı keyifsiz, huzursuz olabilir, uykuya dalmakta güçlük çekebilir. Uykularından ağlayarak uyanabilir. Artmış tükürük salgısı, her bulduğunu ağza götürüp dişetlerini kaşımak istemesi dikkat çekicidir. Diş etleri şiş görünebilir. Bebeğinizin normal iştahı azalacak, belki sadece emmek veya sıvı gıdalar almak isteyecektir. Barsak hareketlerinde normale göre hafif artış, 38 dereceyi geçmeyen hafif bir ateş görülebilir. Fakat, ısrarla devam eden bir ishal, daha yüksek seyreden bir ateş varsa doktorunuzla görüşmelisiniz.
 

CEP TELEFONLARININ ÇOCUKLARA ETKİSİ
Londra’da konuyla ilgili düzenlenen bir toplantıda sunulan bildiride, beyinleri ve sinir sistemleri hala gelişmekte oldugu için, 16 yaşın altındakilerin cep telefonlarının yaydığı radyasyona daha fazla maruz kaldıkları kaydedildi. Daily Mail’in haberine göre bilim adamları, çocukların kafaları daha küçük ve kafatası kemiği daha ince oldugu için radyasyonun beyne daha kolay nüfuz ettiğini düsünüyor.OrebroÜniversitesi Hastanesinden Prof. Lennart Hardell, 20 yasin altında cep telefonu kullanmaya baslayanlarda, glial hücrelerden gelişen, bir çeşit merkezi sinir sistemi tümörü olan “glioma” olasılığının 5 kat arttıgını söyledi. Birincil beyin tümörlerinin yarısını gliomalarin olusturdugu bildiriliyor. Prof. Hardell, evde kullanılan kablosuz telefonların da cep telefonları kadar riskli oldugunu, bunları kullanan çocuklarda glioma riskinin 4 kat arttiğını söyledi. 20 yaşın altında cep telefonu kullanmaya baslayanlarda iyi huylu olarak bilinen işitme siniri tümörü “akustik nöroma”nin gelisme riskinin de 5 kat arttigi kaydedildi. Çocuklarin cep telefonuyla çok fazla haşır neşir olduguna işaret eden bilim adamları, 12 yaş altındaki çocukların cep telefonunu sadece acil durumlarda kullanmaları tavsiyesinde bulundu. New York Eyalet Üniversitesinden David Carpenter, cep telefonu kullanımı neticesinde gelecekte beyin kanserleri salgınıyla karşılaşılabilecegini söyledi. Haberin Kaynagi:ntvmsnbc.com
 

BEBEĞİN İHTİYAÇ LİSTESİ
Bebegin genel bakimi için gerekenler *Temizleme havlulari *Bebek bezleri (Bebegin boyuna ve kilosuna, büyümesine uygun seçilmis ebatlarda) *Alt degistirme ve bakim yatagi *Tirnak makaslari (Bebegin tirnaklarini güvenli ve pratik olarak kesilmesini saglar. Standard ve clipper (çit çit makas) tipleri mevcuttur) *Ilaç kasigi (Bebege surup veya ilaç içirmek için uygun büyüklükte olmalidir) *Firça tarak seti (Tarak ve yumusak saç firçasindan olusur) *Vücut termometresi *Göbek bagi bandi *Burun aspiratörü (Burun deliklerinde biriken mukozayi çeker, temizler, bebegin rahat nefes almasini saglar.) *Islak mendil *Temizleme pamugu *Kulak çubugu *Pişik kremi *Şampuan, sabun, bebek kremi *Bebek büyotlari Bebegin banyosu için gerekenler *Küvet ve filesi *Küvet için ayak *Bebek banyo süngeri Banyo termometresi Bornoz, baslikli havlu (2 adet, havlusu %100 pamuklu olmalidir) Alt degistirme banyo aparati B- Beslenme ile ilgili *Cam Biberonlar *PC biberonlar *Biberon emzikleri *Biberon isiticisi *Biberon firçasi *Biberon tasiyicisi *Sterilizatör Emzik ve aksesuarlari *Emzik *Uyku emzikleri *Emzik Bandi ve Emzik Zinciri
 

HAREKETLERİNİ SAYARAK BEBEĞİNİZİ DİNLEYİN
Bebeğin içeride keyfinin yerinde olup olmadığı konusunda fikir verebilecek son derece basit bir yöntem var: Onun hareketlerini takip etmek ve saymak... Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Sağlığı Bölümü’nden Dr. Alper Mumcu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “28-30. haftadan önce bebek hareketlerini saymaya çalışmanın pek bir anlamı yoktur. En sık kullanılan yöntem oturur ya da sol yana yatmış pozisyonda iken hareketleri saymaktır. Vücut hareketi, seyirme, tekme gibi tüm hissedilebilen hareketler geçerlidir. Eğer bebeğiniz bu şekilde saatte 4-5 hareket yapıyorsa ya da 2 saat içinde fark edebildiğiniz hareket sayısı 10 civarındaysa sorun yoktur. Eğer bebeğinizin hareketleri azalmış gibi görünüyorsa kalkıp 5-10 dakika yürüyün, meyve suyu, tatlı, çikolata gibi bir şeyler atıştırın, 2-3 bardak su için ve yeniden deneyin. Hareketler hâlâ düzelmemiş ise doktorunuza bilgi verin. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde hareket sayılarında belirgin bir azalma fark ederseniz ve 2 saat içinde hissettiğiniz hareket sayısı 10’dan az ise doktorunuza bilgi vermeniz ve gerekirse bebeğin kalp atışlarının NST adı verilen yöntem ile monitörize edilmesi gerekebilir.”
 

BEBEĞİNİZİN İLK OYUNCAKLARI NASIL OLMALI ?
Sallanan oyuncaklar İlk ay oyuncağının göz hizasında olması çok önemlidir. Sallanan renkli oyuncaklar seçebilirsiniz. Başlangıçta bebek, bu oyuncağa bir süre ilgisiz kalsa da dış dünyaya uyum sağladıkça ilgisi artacaktır. Bu tip oyuncaklar bebeğin algısını güçlendirerek, çevresini daha çok fark etmesine yardımcı olacaktır. Sallanan oyuncak ve objeyi aralıklarla değiştirin. Bu değişimi fark edecektir. Renkli oyuncaklar Sallanan objelerin canlı renklerde seçilmesi önemlidir. Kırmızı, mavi, yeşil renklerde olabilir. Parlak renkli oyuncaklar da olabilir. Yatağın yakın çevresine de bu renkli oyuncakları yerleştirebilirsiniz. Diğer aylarda başını hareket ettirmeye başladıkça bu oyuncaklar da dikkatini çekmeye başlayacaktır. Sesli oyuncaklar Bebeğin çevresinin farkında olmasını sağlamak için oyuncaklar, bebeğin duyularına hitap etmelidir. İşitme duyusunu güçlendirecek müzikli dönenceler, ilk ayda çok yararlıdır. Bu oyuncak; bebeğin farklı sesleri de fark etmesini sağlayacaktır. Bir müzik kutusu, cd çalar da işe yarayabilir. Özellikle de uykuya geçiş zamanlarında çalacağınız müzikler onu rahatlatarak daha sakin ve huzurlu bir şekilde uykuya dalmasını sağlayacaktır. Anne / Baba da ilk ay oyuncaklarıdır. Dokunulmak bebeğin sevildiğini, değer verildiğini ona hissettirir. Güven duygusu kazandırır. Yüzünüz ve gülüşünüz onun için en eğlenceli oyuncaktır. Yüzünüzü ona yaklaştırın ve sesli bir şekilde gülümsemeye başlayın. Onu sevdiğinizi söyleyin. Şarkılar, ninniler söylediğinizde sizi dikkatlice dinlediğini, her yaklaştığınızda heyecanlandığını fark edeceksiniz. Onunla ne kadar çok konuşursanız o kadar çok uyaran alır. Sizinle iletişimi artar ve annesi olduğunuzu daha çok fark eder. Oyuncaklar; bebeklik döneminde çok önemlidir. Bebeğin tüm duyuları için uyaran görevindedir. Dış dünyayı daha çok algılamasına, görsel ve işitsel dikkatinin artmasına olanak sağlar. Bebeğin diğer aylarda göstereceği gelişim aşamaları için bir temel oluşturulmasına yardımcı olur. Çevresinin daha çok farkında olan bebek; çevresi ile daha fazla iletişim kurar, güven duygusu gelişir ve mutlu bir çocuk olmanın temellerini atmış olur.
 

BEBEKLERDE MASAJ
Düzenli yapılan masaj, bebeğin dolaşım sistemini canlandırır. Solunum ve sindirimini etkin hale getirir. Masajın bebekte gördüğümüz en önemli etkisi sakinleştirici özelliğidir. Masaj bebeklerde ağrıları azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir. Masaj uygulaması bebeklerde ağırlık ve boy artışları üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Masaj yapılan bebeklerin boyları diğer bebeklere göre daha hızlı uzar, kiloları daha hızlı artar. Yine masaj uygulanan bebekler diğerlerine göre daha fazla çevreyle ilgili olurlar, aktif ve canlı davranış sergilerler. Ellerine verilen nesneleri ağızına götürebilme ve hareket eden cisim ya da kişileri takip etme süreleri daha erken gerçekleşir. Sevgi dolu ve güven verici dokunuşlar ve kucaklamalar bir bebeğin sağlıklı gelişiminde ve anne babası ile daha sağlıklı bir etkileşim kurmasında büyük önem taşıyor
 

Çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin
Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, okullarda çok yaygın olan “öpücük hastalığı”na vurgu yaptı. Prof. Dr. Yavuz Baykal, şunları kaydetti: “Öpücük hastalığı, yani infeksiyöz mononükleoz (İM), daha çok çocuk ve genç erişkinlerde rastlanan, boğaz ağrısı ve lenf bezlerinde büyümeyle kendini gösteren bir hastalıktır. Ebstein Barr virüsü (EBV) tarafından oluşturulan enfeksiyon, tükürük ve boğaz salgısıyla çıkarılır, yakın temasla (öpücük), kan yoluyla veya enfeksiyonlu eşyalarla kişiden kişiye geçer.” Kötü hijyene sahip ve kalabalık bölgelerde yaşayanlarda görülen öpücük hastalığının, annenin ağzında öğüttüğü gıdaları daha sonra bebeğine veren ailelerde daha kolay ortaya çıktığını da belirten Baykal, “İnfeksiyöz mononükleoz, her iki cinsiyette ve yılın her mevsiminde görülür. Virüs, tükürük ve salyayla çıkarılarak ve yakın temas ile bulaştırılarak, boğaz mukozasından vücuda girer. Önce boğaza ve tükürük bezi hücrelerine, daha sonra da gırtlakta bulunan duyarlı B lenfositlere ulaşır” dedi. Baykal, hastalığa karşı, “çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin” uyarısında da bulundu. BELİRTİLER Hastalığın belirtilerine de işaret eden Baykal, şunları kaydetti: “Hastanın yaşı, klinik belirtilerde önemlidir. Özellikle çocukluk çağında; lenf bezlerinde büyüme, bademcik iltihabı gibi tipik bulguların yanı sıra boğaz iltihabı, kulak iltihabı, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilere de neden olabilir. Genç ve erişkinlerde ise yüksek ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve kanda atipik hücreler görülür. Genellikle 3-5 gün kadar süren halsizlik, iştahsızlık, bulantı, batında dolgunluk hissi, kas ağrıları, ateş basması, üşüme, titreme, terleme gibi belirtileri görülebilir. Hastalar en sık boğaz ağrısı şikayetiyle doktora başvururlar. Hastaların büyük bir çoğunluğunda öğleden sonra 40 dereceyi bulan ateş görülür. Ateşli dönem, ortalama 10-14 gün kadar sürer. Bademcikler büyük, boğaz kızarık görünümlü ve bezen beyaz zar ile kaplı olabilir. Boğaz ağrısı şikayeti 7-10 gün kadar devam eder. Bazı hastalarda yumuşak-sert damak birleşim yerinde kırmızı lekeler görülebilir. Bazı hastalarda göz etrafında şişlik görülebilir. Olguların çoğunda arka boyun kısmında lenf bezi büyümesi vardır. Bazı hastalarda karaciğer ve dalak büyümesi görülebilir. Bazı hastalarda ise gövde, el ve ayakların üst tarafında döküntüler görülebilir.” 40 yaşın üzerindeki toplumun yüzde 6’sının EBV infeksiyonuna yatkın olduğunu da dile getiren Baykal, hastalığın tedavisinde istirahatin çok önemli olduğunu kaydetti. Baykal, hekim kontrolünün ve tedavinin de önemine vurgu yaptı. Hastalığın komplikasyonlarının oldukça nadir görüldüğünü, en sık görülenin ise bir nevi kansızlık olan otoimmün hemolitik anemi olduğunu anlatan Baykal, “Bazı hastalarda, bademciklerde büyüme, boğazda lenfoid hiperplazi ve beyaz zar oluşumuna bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı gelişebilir. Dalak yırtılması çok nadir ancak akılda tutulması gereken bir komplikasyonudur. Nörolojik komplikasyonlardan olan beyin iltihapları bu yolla ölümlerin en önemli nedeni olmasına rağmen, vakaların büyük kısmı iyileşmeyle sonlanır. Hastalıkla ilgili aşı çalışmaları vardır ancak henüz uygulanan bir bağışıklama yolu yoktur” dedi.
 

BEBEĞİN GAZI NASIL ÇIKARTILIR.
Bebeklerin süt içerken hava yutması çok doğaldır. Bebek, yuttuğu havadan ya gaz çıkararak ya da geğirerek kurtulabilir. Biberonla beslenen bebeklerde çok sık görülmesine rağmen, anne sütüyle beslenen bebekler de hava yutabilir. Bebeğinizi beslerken gaz çıkarması için arada ona fırsat verin; emziriyorsanız göğüs değiştirirken bebeğinizin gazını çıkarın. Yuttuğu hava ona tokluk hissi verebilir ve onu rahatsız ederek ihtiyacı olan besini almasını engelleyebilir. Ya da gaz midesine baskı yaparak, bebeğinizin kusmasına sebep olabilir. Bebeğiniz mutluysa, geğirecek kadar hava yutmamıştır; kıpırdanıp yüzünü buruşturuyorsa hava yutmuştur, bu yüzden bir süre daha deneyin. Ancak gazını hemen çıkarmasını beklemeyin. Bebeğinizin yuttuğu havayı çıkarmak ve onu rahatlatmak için şunları deneyebilirsiniz; •Onu poposundan tutup, başı omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslayın sırtını yavaşça sıvazlayın ve ritmik bir şekilde nazikçe vurun. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı omzunuza temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz. •Bebeğinizi yüzüstü dizlerinize yatırarak ve nazikçe sırtını sıvazlayarak da bebeğinizin gazını çıkartabilirsiniz. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı dizlerinize temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz. •Bebeğinizin 3. ayından sonra dizinize oturtup, bir elinizle göğsünden tutarak diğer elinizle sırtını sıvazlayarak gazını çıkartabilirsiniz.
 


Babyjem ürünleri bebeklerimizin sağlığını ön planda tutmakta olup, ürünlerimizin kumaşlarında Oeko-Tex Standart 100 Kalite Belgeli üreticilerin kumaşları kullanılmaktadır...
Daima yüksek kalitede üretim yapmayı amaçlayan, sürekli gelişen teknoloji ile birlikte gelişmeyi kendine amaç ve ilke edinen firmamız için, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutmak ve Kalite Yönetim Sistemi şartlarına uymak öncelikli görevimizdir. Kaliteli ürün ya da hizmet, rastlantıların değil, sistemli çalışmaların sonucudur.

Babyjem ürünleri bebeklerimizin sağlığını ön planda tutmakta olup

Bebek Banyo Ürünleri, Hamile Ürünleri, Bebek Aksesuar Ürünleri, Bebek Tekstil Ürünleri, Anne Ürünleri, Anneler İçin Faydalı Bilgiler, Babyjem Club, Babyjem Bebekleri, Hamile Destek Yastığı, Babyjem Emzirme Sütyeni, Emzirme Atleti, Babyjem Hamile Külodu, Babyjem Emzirme Badisi, Babyjem Emzirme Önlüğü, Babyjem Prematüre Zıbın Seti Bebek Battaniyesi, Babyjem Bebek Boğulmayı Önleyici Yastık,  Bebek Güvenliği Uyku Yastığı, Yatak Koruyucu Çarşaf, Puset Yağmurluğu, Oyun Parkı Yatağı, Çamaşır Yıkama Torbası, Çok yönlü alt alça, çocuk sandalyesi, eko mama önlüğü, klasik cepli mama önlüğü, priz koruyucu, diş kaşıyıcılı mama önlüğü, çekmece kilidi, koruyucu priz kapağı, pencere kilidi, alıştırma kilodu, puset sineklik, ana kucağı sineklik, puset filesi, oto koltuğu kılıfı, araba yan cam güneşliği, babyjem bebek banyo küveti, bebek banyo kovası, babyjem maşrapa, banyo filesi havlu, lazımlık, küvet ayağı, naturel sünger, keseli havlu, banyo süngeri kuştüyü, klozet adaptörü, babyjem küvet süngeri, banyo süngeri, banyo küveti, Babyjem... Anne Kadar Yakın, Copyriht@ 2011 Babyjem.com.tr 
Her hakkı saklıdır. E-mail:
info@babyjem.com.tr,  Web Design @ Cantürk Gülseren